Faryd Mondragón’dan Türkiye ve Galatasaray itirafları: “Ben de Türküm”

Galatasaray’ın eski kalecilerinden Faryd Mondragón, Türkiye’ye ve sarı-kırmızılı kulübe duyduğu sevgiyi anlattı. Türk vatandaşlığı almak istediğini açıklayan Kolombiyalı eski futbolcu, ailesinin köklerinin Osmanlı İmparatorluğu dönemine dayandığını belirtti. Türkiye’de kendisini hiçbir zaman yabancı gibi hissetmediğini söyleyen Mondragón, Galatasaray’da yeniden görev almak için de teklif beklediğini ifade etti.

Galatasaray formasıyla sergilediği performansla taraftarların hafızasında özel bir yer edinen Faryd Mondragón, Türkiye ile arasındaki güçlü bağı anlattı. Kolombiyalı eski kaleci, ailesinin geçmişinden gelen Türk mirasına dikkat çekerken, kendisini Türk olarak hissettiğini ve uzun zamandır Türk vatandaşlığı almak istediğini dile getirdi.

“Ben de Türküm, bununla gurur duyuyorum”

Mondragón, ailesinin Türkiye ile olan bağlantısının geçmiş yıllara dayandığını belirtti. Osmanlı İmparatorluğu döneminde dedesinin gemiyle Güney Amerika’ya gittiğini anlatan eski kaleci, annesi Vasfiye’nin kendisine Türk mirasını ve bu mirasla duyduğu gururu sık sık aktardığını söyledi.

Çocukluk yıllarında okul arkadaşlarının kendisine “El Turco” diye seslendiğini belirten Mondragón, bugün de takım arkadaşlarının Türk kökenine dikkat çektiğini ifade etti. Henüz Türkiye’yi ziyaret etmediği dönemlerde bile içinde bu aidiyeti hissettiğini söyleyen eski futbolcu, bir gün İstanbul’u ziyaret ederek annesinden dinlediği Türkiye’yi yakından tanımak istediğini vurguladı.

Türk vatandaşlığı almak istiyor

Türkiye ile bağını resmiyete dökmek isteyen Mondragón, uzun zamandır Türk vatandaşlığı almayı düşündüğünü açıkladı. Ancak bu konuda gerekli prosedürlerin henüz başlatılmadığını belirten eski kaleci, Galatasaray yönetiminin desteğine ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Mondragón, kulübün veya yöneticilerin bu konuda bir girişimde bulunmasını beklediğini dile getirirken, Türk vatandaşlığına geçme arzusunun kendisi için büyük anlam taşıdığını ifade etti.

“Türkiye’de kendimizi evimizde hissettik”

Galatasaray’da geçirdiği altı yılın kendisi ve ailesi açısından çok özel olduğunu belirten Mondragón, Türkiye’de gördüğü sevgi ve misafirperverliğin performansına da olumlu yansıdığını söyledi.

Türk toplumunun kendisine ve ailesine gösterdiği ilgiyi unutmadığını vurgulayan eski kaleci, Türkiye’de hiçbir zaman yabancılık çekmediklerini belirtti. Eşiyle birlikte İstanbul’da mutlu olduklarını ve ailesinin burada bir yaşam kurduğunu anlatan Mondragón, Galatasaray’ın bir parçası olarak kalmayı istediğini de sözlerine ekledi.

Tribünden atılan cisimlere rağmen sahayı terk etmedi

Mondragón’un açıklamalarındaki en dikkat çekici bölümlerden biri de geçmişte tribünlerden atılan cisimler nedeniyle yaralanmasına rağmen maça devam etmesiyle ilgili sözleri oldu.

O anlarda karşılaşmayı bırakabileceğini ancak Türkiye’nin ve kendisini bağrına basan insanların imajını düşündüğünü anlatan eski kaleci, kendisine ve ailesine gösterilen sevgiye karşı sorumluluk hissettiğini ifade etti. Maçın ardından kulaklarındaki çınlamanın üç gün boyunca devam ettiğini belirten Mondragón, buna rağmen sahayı terk etmemeyi tercih ettiğini söyledi.

“Kariyerimin en güzel yılları Galatasaray’da geçti”

Türkiye’de geçirdiği altı sezonu kariyerinin en özel dönemleri arasında gösteren Mondragón, Galatasaray formasıyla Şampiyonlar Ligi’nde mücadele ettiğini ve üç kupa kazandığını hatırlattı. En büyük başarılarını sarı-kırmızılı takımda elde ettiğini belirten eski kaleci, Florya’da yaşadığı günleri unutamadığını dile getirdi.

Mondragón, Türkiye’nin 2018 Dünya Kupası’na katılamamasından duyduğu üzüntüyü de paylaştı. Türk halkının futbola olan tutkusuna dikkat çeken eski futbolcu, Türkiye’nin turnuvada yer almamasının kendisi açısından büyük bir eksiklik olduğunu söyledi.

Galatasaray’dan teklif bekliyor

Türkiye’ye dönmek istediğini ancak bugüne kadar Galatasaray’dan bir davet almadığını belirten Mondragón, sarı-kırmızılı kulüpte çalışmayı her zaman arzuladığını ifade etti. Abdurrahim Albayrak, Ali Dürüst ve Fatih Terim gibi isimlerle kurduğu ilişkilerin kendisi için çok değerli olduğunu söyleyen eski kaleci, Galatasaray sevgisini anlatırken oldukça çarpıcı ifadeler kullandı.

Kulübün kendisine görev vermesi halinde forma mağazasında çalışabileceğini, hatta Florya’nın girişinde güvenlik görevlisi olmayı bile kabul edebileceğini belirten Mondragón, bu sözleriyle Galatasaray’a duyduğu bağlılığı ortaya koydu.

Öte yandan eski kaleci, 2007 yılında yaşadığı ayrılığa ilişkin de kırgınlığını dile getirdi. İlk sezonunun ardından Mircea Lucescu’nun kendisini Beşiktaş’a transfer etmek istediğini ve daha yüksek bir teklif sunduğunu anlatan Mondragón, Galatasaray sevgisi nedeniyle sarı-kırmızılı takımda kalmayı tercih ettiğini söyledi. Ancak Adnan Polat ve Adnan Sezgin döneminde Almanya’ya gönderilmesinin kendisini üzdüğünü ve futbol kariyerini Galatasaray’da bitirme isteğinin gerçekleşmediğini ifade etti.

Mondragón’un açıklamaları, Galatasaray ile arasında yıllar geçmesine rağmen kopmayan bağı bir kez daha gözler önüne serdi. Türk vatandaşlığı almak ve yeniden Türkiye’de yaşamak isteyen Kolombiyalı eski kalecinin, sarı-kırmızılı kulüpten gelecek olası bir davete açık olduğu anlaşılıyor.